Kış Aylarında Artan Kalori Miktarı ile Baş Etmenin Yolları
Kış aylarında alınan kaloriler, bir takım unsurlara bağlı olarak ister istemez artıyor. Bu durumu dengelemenin yollarını sizler için Diyetisyen Betül Arslanoğlu’na sorduk. Çözümü uzmanından öğrenelim.
Kış aylarında havaların soğuması ile birlikte; su tüketimimiz azalıyor, yeme isteğimiz artıyor, yaşamımız daha hareketsiz bir hal alıyor ve tüm bu unsurların neticesinde de günlük kalori miktarımızda artış meydana geliyor. Artan kalori miktarı nasıl dengelenir sorusunun cevabını, işin ehlinden öğrendik. İşte kalori artışı ile mücadele etmenin küçük ama etkili sırları…
Neden Kışın Daha Çok Kilo Alıyoruz?
Havaların soğuması ile birlikte kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmeye başlıyoruz. Sabit yaşam; hareket seviyemizi ve su tüketimimizi azaltırken, gün ışığından yararlanma seviyesinde de düşüşe sebep oluyor. D vitaminin azlığı hem daha fazla kilo alımına hem de duygusal sorunlar yaşamamıza neden olabiliyor. Duygusal sorunların yaşanması sonucunda daha fazla atıştırmalık tüketimi görülebiliyor. Duygusal yeme olarak adlandırılan beslenme şeklinde alınan tatlı ve karbonhidrat miktarı fazlalaşıyor. Görüldüğü üzere; kış aylarının gelip havaların soğuması, beraberinde birçok şeyi tetikleyerek, zincirleme hat oluşturup kalori miktarında artışa sebep olacak bir kısır döngü ortaya çıkıyor.
Soğuk Havalarda Metabolizma Hızı Önem Kazanıyor

Soğuk havalarda yanlış beslenme alışkanlığı metabolizma hızının düşmesine neden oluyor. Metabolizma hızının artması için dikkat edilmesi gereken en önemli şey kas oranının arttırılması. Çünkü Diyetisyen Betül Arslanoğlu, kas oranı ne kadar fazla olursa metabolizmamızın hızı da aynı oranda artacaktır şeklinde açıklamada bulunuyor.
Havaların soğuk olması durumunda, vücudumuz daha fazla ısı üretmeye zorlanacak ve bu sebeple de daha fazla kaloriye ihtiyaç duyacaktır. Daha sık acıkmalarımız ve iştahımızın artmasında yatan unsur tam olarak da budur. Diyetisyenler, böyle bir durumda yapılması gereken en doğru şeyin; artan iştah ve kalori alış seviyesi ile birlikte egzersiz oranının da artması gerektiğini bildiriyorlar.
Önce Kilo Kontrolünden Başlanmalı
Diyetisyen Arslanoğlu, ideal kilomuzu bilmemizin ve bu ideal kiloda isek bu formu korumamızın, ideal kilomuzdan fazla isek doğru kiloya ulaşmamızın öneminden bahsediyor. Aksi halde ideal kilomuzu yakalayamadıkça kısır döngünün dışına çıkabilmemiz pek mümkün görünmüyor.
Diyetisyen Arslanoğlu’nun önerisi; kendimizi aç bırakmadan, kendi yaşam tarzımıza uygun bir şekilde öğün düzenlemesi yaparak metabolizmamızın hızlanmasını sağlamak. Ayrıca yaz aylarında almış olduğumuz kilolar ile kışa giriş yapmışsak, şok diyetler olarak isimlendirilen ve hızlı kilo vermeyi vaat eden diyetlerden de uzak kalmamız gerektiği konusunda bizleri uyarıyor.
Diyetisyenimiz Betül Hanım’dan, metabolizmamızın hızlanması konusunda altın kuralın kas oranımızı arttırmak olduğunu öğrendik. Aksi halde şok diyetler ile aç kalarak zayıflamak istediğimizde, vücudumuz kıtlık bilincine girerek metabolizmayı yavaşlatmaya yönelir.
Sonuç olarak; kış aylarında artan kalori ile baş etmenin altın kuralı kas oranımızı arttırmak. Kas oranımızın artması; metabolizmamızın hızlanması, kilo vermemizin kolaylaşması ve ideal kilomuzun korunması sonucunu bize sunacaktır.
Uyku Düzenini Hafife Almayın

Diyetisyen Betül Hanım bu konuda uyku düzeninin de çok önemli olduğunu vurgulamaktadır. Metabolizma hızının düzenli uyku ile direk bağlantılı olduğunun altını çiziyor. Uyku saatlerinin kaliteli bir şekilde, karanlık bir ortamda olması durumunda kortizol seviyesinin düşerek, doğru melatonin sentezinin gerçekleşeceği bilgisi sunuluyor.
Kış Aylarında Beslenme Önerileri
Diyetisyenimiz, kış aylarında beslenme önerilerini şu şekilde sunmaktadır.
Yulaf, tam buğday ve esmer pirinç gibi tahıllı ürünler tercih edilmelidir. Enerjinin dengelenmesi için zeytinyağı, badem ve avokado yağları tercih edilmelidir. Böylelikle tok kalma sürecimizde uzamış olacaktır. Yumurta, balık, bakliyat ve tavuk; yüksek kaliteli protein kaynakları olması sebebi ile kış aylarında öğünlere dahil edilmelidir.
Sindirim ve besin emilimini sağlayan bağırsaklar aynı zamanda ruh halimizi dengeleme, bağışıklık sistemini destekleme ve metabolizma hızını düzenleme fonksiyonlarına da sahiptir. Bu sebeple; bağırsak sağlığımızı korumak adına düzenli olarak probiyotik tüketilmelidir.
Her ne kadar geçici olarak mutluluğumuzu arttırıyor olsa da uzun vadede kilo almamıza sebep olan karbonhidratlar ve tatlılardan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Bu tarz beslenme alışkanlık haline geldiğinde ‘duygusal yeme’ sorunu ile karşılaşabilmekteyiz.
Son olarak; her ne kadar kış aylarında içilen su miktarı azalıyor olsa da, günlük alınması gereken su miktarının altına düşmemeye özen göstermemiz gerekiyor.
Söz konusu haberimizdeki gibi beslenme & sağlıklı yaşam hakkında bilgi almak isterseniz bizi takipte kalın!
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Saglikmanset.com’un görüş ve düşüncelerine ait değildir. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.